Lykia Birliği Meclis Binası

Patara Sunset

Patara Tiyatro

Patara Tiyatro

Mettius Modestus Takı

Aziz Nikolas (St. Nicolaos)

Patara Ana Cadde

Patara Panoramik

Patara Arkeolojik Kazıları

25. Yıl Etkinlikleri

1003243_527527187325200_591712830_n

Uluslararası Patara Kazıları 25. Yıl Sempozyumu 1988 yılında Prof. Dr. Fahri Işık tarafından başlatılan Patara Kazıları 25. yılını Uluslararası bir sempozyum ile taçlandırdı. Sempozyuma, 56 bilim insanı 47 bildiri ile katıldı. Sempozyum Programı için tıklayınız.

1450037_527929943951591_459285153_n

 

 

Patara Kazıları

Patara haritası

Patara Kazıları 1988-2008 yılları arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Prof. Dr. Fahri IŞIK, 2009 yılından itibaren de  Prof. Dr. Havva Işık başkanlığındaki bilimsel bir ekip tarafından sürdürülmektedir.

Patara Antalya-Muğla il sınırını çizen Eşen Çayı’nın doğusunda yer alır. Patara; Antalya’nın Kaş İlçesi’ne bağlıdır ve Gelemiş Köyü’nün kendisidir. Kente benzer nitelikte üç devlet yoluyla ulaşılır: Yayla yolu, Antalya-Korkuteli-Söğüt-Fethiye/Kemer ile Antalya-Korkuteli-Elmalı-Sütleğen güzergahını izler; kıyı yolu ise, Antalya-Kemer-Finike-Kaş üzerindendir. Üçü de ortalama 220 km. uzunluğundadır.

Kent hakkında

Patara, Antalya-Muğla il sınırını çizen Eşen Çayı’nın doğusunda,  Kaş ilçesine bağlı Gelemiş Köyü sınırları içinde konumlanır. Batı Lykia’nın Dünya’ya açılan deniz kapısı olan kent, karaya doğru 2 km giren bir halicin iki yanında yapılanmıştır. Patara’yı kuran Lykialılar, Tremilae ya da Termilae adıyla bugünkü Dirmil’de (Burdur) yurtlanmışlardır; Herodot’un yazdığı gibi Girit’ten gelmemişlerdir. Ülkelerine kendi özgün dillerinde Trmis, kendilerine de Likyalı anlamında Trmili derlerdi ve Anadolu’nun bilinen en eski dillerinden Luvice’ye akraba yerli bir dil konuşurlardı. Patara’da ele geçen arkeolojik bulgularla kentin tarihi Erken Tunç Çağı’na inmektedir. Kentin adının geçtiği en erken yazılı belge ise, Yalburt’taki MÖ 13. yüzyıla tarihlenen kaynak tapınağının Luvice hieroglif yazıtıdır. Burada Hitit Büyük Kralı IV. Tuthaliya, Lukka Ülkesi’ndeki seferlerini anlatmakta ve “Patar Dağı önünde adaklar ve armağanlar sunduğunu, steller diktiğini ve kutsal mekanlar” yaptığını söylemektedir.